A Ay, 12 yaşındaki Yekta’nın, köhne ama büyüleyici bir İstanbul köşkünde geleneklerinden kopamayan halasıyla sürdürdüğü içe kapalı yaşamını anlatıyor. Adada yaşayan ve İngilizce hocası olan diğer halası, onu bu boğucu rutinden çekip çıkarma niyetinde; fakat Yekta, bir gün annesinin köşke döneceğine dair kırılgan inancını bırakmak istemiyor. Sisli iskeleler, ay ışığında titreyen sular ve uzun koridorlara sinmiş saat tıkırtıları eşliğinde film, çocuklukla ergenliğin sınırında bir bekleyişin masalsı ve melankolik haritasını çıkarıyor. Sözlerden çok sessizliklerin konuştuğu bu dünyada, mekanlar karaktere dönüşürken, kaçış ile aidiyet arasındaki gelgit Yekta’nın bakışında yoğunlaşıyor. Film, şiirsel ritmiyle düş ile gerçeğin sınırını usulca bulanıklaştırıyor.